Döner Sermaye Sisteminin Son Kullanma Tarihi Geçmiştir

Döner Sermaye Sisteminin Son Kullanma Tarihi Geçmiştir

Sağlık-Sen Antalya Şube Başkanı Sinan Kuluöztürk, performansa dayalı ek ödeme sisteminin gün geçtikçe daha da büyüyen bir sorun halini aldığını ifade ederek, Döner sermayesisteminin son kullanma tarihi çoktan geçmiştir. Ne kadar çok hasta o kadar çok kazanç anlayışının baskısı ile kaliteyi üretmek mümkün değildir. Daha fazla sağlığa zarar vermemesi için sistemin tamamen değişmesi şarttır. Bu konuda sendikamızın ve Sasam Enstitümüzün çalışmaları ve model önerileri mevcuttur” dedi. Sabit ek ödemelerin gelir vergisine dahil edilmesinin hem bütçe hem çalışanlara ciddi maddi zarar verdiğini hatırlatan Kuluöztürk, sabit ek ödemelerin vergilendirilmesi hususunda net tutara vergi eklenip brüt tutar belirlendiğinden bütçeye ek yük bindiğini ve alınacak sabit üstü döner sermaye tutarının düştüğünü vurguladı.

‘Adaletsiz dağılım’

‘Sabit ek ödemeler gün geçtikçe döner sermaye havuzunun daha büyük kısmını kaplamaya başlamıştır’ diyen Kuluöztürk, “Döner sermaye tutarları, sabit ek ödemelerle mahsup edilmekte ve sabit üstü alınacak tutarlar belirlenmektedir. Çünkü sabit ek ödemeler 6 ayda bir memur maaş zammı oranında artmakta, dağıtılabilir döner sermaye ise 13 yıldır artmamaktadır. Sonuç olarak birkaç yıl içerisinde hekimler dâhil tüm çalışanlar sadece sabit ek ödemeye mahkûm kalacaktır. Çalışanlar arasında sadece sabit ek ödeme üstü alınan tutarlar döner sermaye olarak algılanmaktadır. Bu doğrultuda genel idari hizmetler, yardımcı hizmetler ve teknik hizmetler sınıfı personel hiç sabit üstü alamamakta, sağlık hizmetleri sınıfı çok az almakta veya alamamakta, hekimler ise giderek azalan bir döner sermaye almaktadırlar. Çalışanların neredeyse tamamı bu dağılımın adaletsiz olduğunu düşünmektedir” şeklinde konuştu.

Sağlık çalışanları üzerinde yapılan anketlerin büyük bir kısmında en çok belirtilen sorunun adaletsiz döner sermaye sistemi olduğunu vurgulayan Kuluöztürk, sistemin nitelik yerine niceliğe önem verdiğinden, hastalar, hastalıklar, hizmet çıktıları, kalite değil, tamamen sayıların konuşulduğunu sözlerine ekledi.