Hasta Yakını Saldırdı Çalışanlar Kaçtı(Videolu)

Hasta Yakını Saldırdı Çalışanlar Kaçtı(Videolu)

Elazığ’da sağlık çalışanlarına yönelik şiddette son bir ay içerisinde artış yaşandı.
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde bir ay içeresinde Çocuk Yoğun Bakımda görevli Dr. Yusuf Sarı hasta yakını tarafından saldırıya uğradı, darp edildikten sonra 10 gün rapor almak zorunda kaldı. Aynı ay içerisinde Plastik Cerrahi Servisinde bir hasta yakını demirbaş malzemeleri kırdı. Olayların etkisi geçmeden Nükleer Tıp Merkezinde Sintigrafi çekimi için hemşire olmaması nedeniyle damar yolu açmak isteyen bir hasta Kan Alma bölümüne başvurdu. Eksik malzeme nedeniyle beklemek zorunda kalan hasta kan alma sekreterini darp etti daha sonra malzemelere zarar verdi.
Geçtiğimiz günlerde ise Çocuk Yoğun Bakımda hasta yakını tarafından yoğun bakım darmadağın edildi, bölümde bulunan hemşireler güvenliklerini sağlamak amacıyla kendilerini lavabolara kilitledi.

“SAĞLIK ÇALIŞANININ HASTANE
DEMİRBAŞI KADAR KIYMETİ YOK”

Son günlerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin artması  sağlık çalışanlarını tedirgin ettiğini söyleyen KAMU SAĞLIK-SEN Genel Başkanı Ümit Karataş, “Maalesef sağlık çalışanlarının, hastane demirbaşı kadar bile değeri yok.” dedi.
Kamu Sağlık Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, artan şiddet olaylarına önlem alınmadığını belirterek “Fırat Üniversitesi Hastanesinde son 1 aydır inanılmaz şekilde artan sağlık çalışanlarına yönelik şiddet endişeleri arttırıyor. Nükleer Tıp Merkezinde Sintigrafi çekimi için hemşire olmaması nedeniyle Kan Almaya gelip damar yolu açtırmaya gelen hastanın eksik malzeme sebebiyle Kan Alma Sekreterine uyguladıkları darp nedeniyle Sekreter yaralanmış ve 10 gün rapor almak zorunda kalmıştır. Yine geçtiğimiz günlerde Acil Servis Doktoru Çağrı Bozdemir hasta ve yakınları tarafından  darp edilmiş ve 10 gün rapor almak zorunda kalmıştır.  Hastaneyi basıp sağlık personelini öldüresiye dövenler ifadesi alınıp serbest bırakılırken sadece hastanede devlet malına zarar verdikleri için mahkemeye sevk edildiklerini esefle öğreniyoruz. Yani sağlık çalışanlarının hastane demirbaşı kadar bile değeri olmadığını görüyoruz. Yine sağlıkta şiddet konusunda idarelerin, sendikaların ve diğer meslek kuruluşlarının konuyu yeteri derece de ciddiye almadığını kınama ve çözüm önerileri üretmediklerini görüyoruz.” dedi.

SAĞLIK MESLEĞİ  KUTSAL BİR MESLEK
Sağlıkta şiddetin önlenemeyeceğini ancak önlem alınabileceğini anlatan Karataş, “Sağlık çalışanları küçük yerlerin bilge insanıdır, devletin temsilcisidir. Onları çapulcuların önüne atmayın. Maalesef Hastane idareleri gerekli güvenlik önlemlerini almamaktadır. Eğer bir üniversite hastanesinde 1 ay içinde her hafta sağlık çalışanları şiddete maruz kalıyorsa oturup düşünmek gerekiyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2013-2017 yılları arasında kayıt altına alınan şiddet vakası sayısı 60 Bin’in üzerinde, bunun 18 Bin’i fiziksel şiddet  ayrıca 42 Bin’in üzerinde de sözel şiddet vakası yaşanmıştır. Yapılan araştırmalar sağlık sektöründe çalışanların, şiddete maruz kalma risklerinin gardiyanlar, polisler dahil diğer sektör çalışanlarından 4 ila 16 kat daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Hastane Yönetimlerinin acilen şu önlemleri alması gerekiyor. Şiddet anında güvenliğe haber verebilmek için “Acil Çağrı Butonları” olmalı. Çalışma şartlarının, fiziki ortamın düzenlenmesi, iş yoğunluğunun azaltılması, personel sayısının arttırılması, cezaların caydırıcı niteliğinin mutlaka güçlendirilmesi gerekiyor. Hastanelerin güvenlik önlemlerinin artırılması, şiddet uygulayanlara acil sağlık hizmetleri hariç SGK’dan 1 yıl hak mahrumiyeti getirilmesi de çok önemli.  Sonuç olarak; şiddet bir halk sağlığı sorunudur. Aynı zamanda sadece sağlık çalışanlarını değil toplumu da etkilemektedir. Şiddetin yok olması beklenemez. Ancak oranı düşürülebilir. Bu amaçla, Sağlık Bakanlığı, sendikalar ve diğer sağlık meslek kuruluşları bir araya gelerek uzun vadeli bir şiddet önleme programı hazırlamalıdır.” ifadelerini kullandı.